40,2596$% 0.13
46,7831€% 0.2
4.317,79%0,49
7.011,00%0,20
3.334,34%0,32
10.205,56%-0,19
4788529฿%1.66946
Ümraniye’de canice öldürülen 2 kadının cinayetleri sonrası haber alamadıkları 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva için endişelenen Özbekistan’daki ailesinin Türkiye’ye gelmesiyle yapılan kayıp başvurusunun ardından Chulieva’nın cansız bedeni Balıkesir’de bulunmuştu. Chulieva’nın acılı oğlu Turakulov, “Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı, bu umutla çalışıyordu’ dedi. Özbek Kadın Hakları Derneği Avukatları ise, “Durdona ve Sayyora cinayetlerinden sonra annelerinden haber alamayınca başına bir şey gelebileceğinden şüphelenmişler, süreç öyle başladı. Acaba bu evde mi diye bir korkuyla araştırdık, Balıkesir’den hiç ayrılmadığını öğrendik. Yüzü ve ellerinin yakıldığını, bazı uzuvlarının eksik olduğunu biliyoruz. Soruşturma kasten öldürmeden yürümekte, her fail bilsin ki bu suçlar yanlarına kalmayacak” ifadelerini kullandı.
Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde bir çiftlikte çalıştığı öğrenilen 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva’dan 22 Ocak sonrası haber alamayan ailesi büyük bir endişe yaşadı. Geçtiğimiz haftalarda canice öldürülen Sayyora Ergashaliyeva ve Durdona Khokimova’nın haberlerini de ülkelerinde izleyen aile Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaşarak anneleriyle ilgili endişelerini paylaştı. Dernek Başkanı Ozoda İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt ise aileye prosedür ile ilgili bilgi verdi. Sonrasında Chulieva’nın yakınları Türkiye’ye gelirken kayıp başvurusunda bulunuldu. Olayla ilgili geniş çaplı çalışmalar sürerken edinilen bilgiye göre bir ihbar sonrası Chulieva’nın cansız bedenine Balıkesir’de ulaşıldı. Cesedin yüzü, gövdesi ve sağ kolunda yanıklar olduğu, uzuv eksiklikleri bulunduğu ifade edilirken olayın detaylarını Avukat Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt paylaştı. Arslan ve Bozkurt, sürecin Ümraniye’deki cinayetlerin haberleri ardından duyulan endişeyle yapılan başvuruyla başladığını aktardı.
“Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı”
Chulieva’nın acılı oğlu Shakhrukh Turakulov, annesinin geçtiğimiz yıl mayıs ayında Türkiye’ye geldiğini söyleyerek, “Geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı. Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Annemle çalışıp bir ev almayı planlıyorduk. Anneme defalarca, “Kirada olsa da iyi yaşıyoruz, kendini bu kadar yorma” dedim. Ama annem hep “Kendi evimiz olmalı, çalışarak bir ev alalım” diyordu, bu umutla çalışıyordu’ dedi. Turakulov, annesiyle en son 22 Ocak’ta konuştuğunu, annesinin bir anda ortadan kaybolduğunu ve uzun süre haber alamayınca Özbek Kadın Hakları Derneği’ne başvurduğunu söyledi. Turakulov, annesine yapılanları kabul etmediğini söylerken zanlılardan birinin annesi ile sevgili olduğu iddialarının doğru olmadığını belirtti.
“Her zaman onları desteklemek için buradayız”
Kendilerine başvuran herkese ellerinden gelen yardımı yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söyleyen Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda İslamova, “Türkiye’ye çalışmak, ailelerine iyi bir hayat, gelecek, umut vermek için geliyorlar. Bu haberler hepimizi sarsıyor. Ardı ardına olan bu vahşet cinayetlerde hepsinin ailesiyle bir aradayız. Tabi ki bu çok zor bir durum. Onlarla konuştuğumuzda kadınlarımızın iyi niyetle, ailesine güzel bir hayat sunmak için geldiğini anlatıyorlar. Sosyal medyada türlü türlü mesajlar geliyor, bizi ve onların ailesini çok zor durumda bırakıyor. Kadınların her birine söylemek istiyoruz ki; burada yalnız değiller, biz varız ve her zaman onları desteklemek için buradayız. Kapılarımız tüm kadınlara açık” ifadelerini kullandı.
“Acaba Ümraniye’deki evde mi diye korkuyla araştırmaya başladık”
Ailenin annelerinden 22 Ocak sonrası haber alamamaları üzerine kendilerine ulaştıklarını söyleyen Avukat Ezgi Ekin Arslan, “Dilafruz Hanım’dan ailenin haber alamadığını bilgisini aldık. Sayyora Hanım’ın cinayetini soruştururken burada yapılan haberler Özbekistan’a da ulaşmış. Bu haber yayıldıktan sonra aile bize ulaştı, ‘Annemizden haber alamıyoruz, İstanbul ilinde olduğuna dair bir duyumumuz var, araştırabilir misiniz?’ diye sordu. Biz de tabi ki buyurun, gelin, İstanbul’da bu soruşturmayı başlatalım dedik. Özbekistan’dan Türkiye’ye geldiler. Öncelikle bulunduğu son adresin Balıkesir ili olduğunu bildiğimiz için bir kayıp başvurusunda bulunduk. 15 Şubat itibariyle kayıp başvurusu yapıldı. İlk koktuğumuz olayda; anneden haber alınamıyor, 23-24 Ocak tarihlerinde Sayyora ve Durdona’nın cinayeti gerçekleşiyor. Acaba bu evde mi, diye bir korkuyla araştırma yapmaya başladık. İnceledik, Balıkesir’den hiç ayrılmadığını öğrendik. O noktada bir tık rahatladık ama çok uzun sürmedi. 28 Şubat tarihinde cansız bedenine ulaşmış olduk” dedi.
“Her fail bilsin, duysun ve korksun ki bu suçlar yanlarına kalmayacak”
’Köylüler bir beden bulduğunu söylüyorlar, ihbarla gidiliyor, beden bulunuyor’ diyerek sözlerine devam eden Avukat Arslan, “Ne yazık ki teşhise elverişli bir hali yok. Yüzü ve ellerinin yakıldığını, bazı beden uzuvlarının eksik olduğunu biliyoruz. DNA sonuçları çıktı ve bedenin Dilafruz Hanım’a ait olduğunu öğrenmiş olduk. 4 tane şüpheli vardı, 1 tanesi tutuklu yargılanmak üzere cezaevine sevk edildi, 3 tanesi de adli kontrol şartıyla serbeste bırakıldı. Son görüldüğü yerin bu tutuklu olan şüphelinin yanı olduğu ortak bir ifade. Bu cinayetlerin kayıp vakası olarak kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Kadın hakları dernekleri olarak bu kadınların kimsesiz olmadığını duyurmak istiyoruz. Her fail bilsin, duysun ve korksun ki bu suçlar yanlarına kar kalmayacak” şeklinde konuştu.
“Naaşı ana vatanına gönderildi, soruşturma kasten öldürmeden yürümekte”
‘Dilafruz Chulieva 47 yaşında Özbek vatandaşı, 2 çocuğu var’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Cevat Bozkurt, “Ülkemize daha öncesinde gelmiş ve Balıkesir’de bir çiftlikte çalıştığını biliyoruz. 15 Şubat’ta aile geldikten sonra kolluğa kayıp olduğuna ilişkin ihbarda bulunmalarını sağladık. Özellikle çalıştığı işyeri, çevresindeki insanlar sorgulandı. Bir ovada kadın cesedi bulundu. Bu süreçte ailenin ülkede kalmasını sağladık, muhtemel bir bulunmada DNA örnekleri alınabilsin diye. Oğlundan DNA örnekleri alındı, sonra naaşın kimsesizler mezarlığına defnedilmemesini sağladık. Özbek Kadın Hakları Derneği ve Özbekistan İstanbul Başkonsolosluğu’nun girişimleriyle naaşı teslim aldık, ana vatanına gönderilmesi için de işlemlere başladık. Naaşı ana vatanına gönderildi. 2 çiftliğin yan yana olduğunu biliyoruz, her 2 çiftlikte de Özbek vatandaşları çalışıyor. İfadeleri alındı, kayıp olarak aranıyordu ama şu an soruşturma kasten öldürmeden yürümekte” diye konuştu.
“Gönül ilişkisi olduğunu düşünmüyoruz, zira ailesinden de bu yönde beyan gelmedi”
Tutuklu zanlının Chulieva ile sevgili olduğu yönündeki iddiaya ilişkin konuşan Avukat Bozkurt, “Şüphelilerden birinin ifadesi bu yönde ancak şüpheli ifadesinden yürümek çok doğru değil. Ailesi, bize böyle bir gönül ilişkisi olmadığı ancak tanışıklığı olduğunu, arkadaş olabilecekleri söyledi. Bu aşamada bir gönül ilişkisi olduğunu düşünmüyoruz, zira ailesinden de bu yönde bir beyan gelmedi. Ümraniye’deki Durdona ve Sayyora cinayetlerinden sonra annelerinin de başına bir şey gelebileceğinden şüphelenmişler, süreç aslında o şekilde başladı. Telefonuna ulaşılamaması da en büyük handikap oldu. Çiftlik bakımıyla ilgileniyordu, adli süreç devam etmekte, henüz soruşturma aşamasında birçok beyan var” dedi.
Satıcı ve alıcı suçüstü yakalandı: 1 tutuklama
1
Sahte altın dolandırıcıları polise yakaladı
2255 kez okundu
2
ABD Kongresinden Filistin-İsrail meselesinde ‘iki devletli çözüme’ destek
1728 kez okundu
3
Bursa’da otomobil hırsızı 24 saat geçmeden çaldığı araçla yakalandı
1218 kez okundu
4
Edirne’de TOKİ şantiyesinde yangın paniği… Alevleri kum atarak söndürmeye çalıştılar
1191 kez okundu
5
Yük treni ile servis minibüsü çarpıştı: 4 yaralı
1052 kez okundu