DOLAR

40,2596$% 0.13

EURO

46,7831% 0.2

GRAM ALTIN

4.317,79%0,49

ÇEYREK ALTIN

7.011,00%0,20

ONS

3.334,34%0,32

BİST100

10.205,56%-0,19

BİTCOİN

4788529฿%1.66946

a

Futbolcu olamadılar ama tribünleri pankartlarıyla renklendiriyorlar

Aynı mahallede büyüyen ve geçmişte amatör olarak futbol oynayan Sertan Güner ile Mecit Bayrak, ’Seto Pankart’ adıyla stadyumlar için görsel çalışmalar hazırlıyor. Tamamen el emeğiyle üretilen ve boyutları 100 metreye kadar ulaşabilen pankartlar, tribünlerin atmosferini yansıtıyor. Sertan Güner: “El emeği pankartların tribün kültüründe ayrı bir yeri var”
Pankart yapmaya yaklaşık iki yıl önce başladığını belirten Sertan Güner, bu sürecin aslında çok daha eskiye dayandığını söyledi. Güner, “Ortaokul ve lise döneminde resim derslerinde sergilere resimler veriyordum. Resme karşı bir ilgim hep vardı. Yaklaşık iki yıldır pankart yapıyorum. El emeği pankartların tribün kültüründe ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Günümüzde her şey dijitale dönmüş durumda ama tribünlerde el emeğinin, boyanın, fırçanın yeri çok farklı. Modern futbol dijitale geçse de pankartların el emeği olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü o emek tribünde insanlara farklı bir duygu veriyor” dedi. “100 metrelik bir pankart çizimi yaptım”
Yaptıkları en büyük pankartın yaklaşık 100 metre uzunluğunda olduğunu ifade eden Sertan Güner, “Beşiktaş maçındaki koreografi için yaklaşık 100 metrelik bir pankart çizimi yaptım. Sonrasında Körfez Hodri Meydan grubuyla birlikte boyamasını tamamladık. O pankart koreografinin bir parçası oldu ve tribünde sergilendi. Şu ana kadar yaptığımız en büyük pankart çalışması oydu” diye konuştu. “Tribünlerde böyle dostluk örneklerinin çoğalmasını istiyoruz”
Yaptıkları bazı pankartların kendileri için duygusal anlam taşıdığını aktaran Güner, “Vefat eden kardeşlerimiz için hazırladığımız pankartların bizim için anlamı çok büyük. Bunun dışında tribünler arasında dostluğu anlatan çalışmalar da yaptık. Antalyaspor’un 07 Gençlik grubu ile Hodri Meydan arasında hazırladığımız dostluk pankartı da bizim için özel çalışmalar arasında yer alıyor. Yakın zamanda Adana Demirspor’a destek amacıyla hazırladığımız ’#YaşasınDemirspor’ pankartı da oldu. O pankart da Türkiye’nin birçok yerinden olumlu geri dönüş aldı. Tribünlerde böyle dostluk örneklerinin çoğalmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Çoğu zaman kendi odamda çalışıyorum”
Pankart çalışmalarını çoğu zaman sınırlı imkanlarla sürdürdüğünü belirten Sertan Güner, “Bir ay öncesine kadar bir iş yerinde çalışıyordum. Sabah 7, akşam 7 çalışıp sonrasında pankart yapmaya gidiyordum. Bazen hiç uyumadan işe gittiğim oluyordu. Şu an biraz daha rahatım ama pankart yapmak için büyük bir alanımız olmadığı için çoğu zaman kendi odamda çalışıyorum. Büyük pankartlarda bu durum biraz zorlayıcı oluyor” dedi. Mecit Bayrak: “Futbolcu olma hayaliyle büyüdük ama futbolcu olamadık”
Seto Pankart’ın ortaya çıkış hikayesini anlatan Mecit Bayrak ise çocukluk arkadaşlığına dayanan bir hikayeleri olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:
“Sertan çok yetenekli bir arkadaş. Yaptığı pankartları görünce bunun ilgi çekebileceğini düşündüm. Sosyal medyayla ilgilendiğim için pankart yapım sürecinin paylaşılmasının dikkat çekebileceğini söyledim. O da sağ olsun kabul etti. Böylece Seto Pankart ortaya çıktı. Aslında hikayemiz çocukluğa dayanıyor. Aynı mahallede büyüdük, yıllarca birlikte futbol oynadık. O takımın birinci kaptanıydı, ben ikinci kaptanıydım. Futbolcu olma hayaliyle büyüdük ama futbolcu olamadık. Sonra kendimizi pankart yaparken bulduk. Yani futbolun içinde kalmaya devam ettik diyebilirim.” “Emeği vermekten çekinmiyoruz”
Pankart yapım sürecinin oldukça zahmetli olduğunu dile getiren Bayrak, “Bazen gece 2-3’e kadar pankart yaptığımız oluyor. Tasarım süreci, malzemelerin temin edilmesi, pankartın boyanması, çekimler ve organizasyon derken oldukça uzun bir süreç oluyor. Uykusuzluk, bel ağrısı, baş ağrısı gibi zorlukları da var ama biz bunu severek yapıyoruz. Herkesin yapabileceği bir iş değil aslında ama tribün kültürünü sevdiğimiz için bu emeği vermekten çekinmiyoruz” şeklinde konuştu. “Pankartlar tribünün kimliğidir”
Tribün kültüründe pankartların önemli bir yeri olduğuna dikkati çeken Mecit Bayrak, pankartların tribünlerin karakterini yansıttığını ifade ederek, “Bence pankartlar tribünün kimliğidir, bir nevi kimlik kartıdır. Pankartsız bir tribün bana göre boş kalır. Bazen bir maç kaybedilir ama o maçta yapılan pankartlar konuşulur. İnsanlar o pankartın verdiği duyguyu hatırlar. Tribünlerde kurulan birçok dostluk da o pankartların arkasında oluşuyor. Bu yüzden pankartsız bir maç, maç değildir diyebilirim” diye konuştu. “Mahalleden başlayan hikayeyi globale taşımak istiyoruz”
Hedeflerinin daha büyük organizasyonlara ulaşmak olduğunu vurgulayan Bayrak, “Mahalleden başlayan bu hikayeyi global bir noktaya taşımak istiyoruz. Dünya Kupası’nda ya da Şampiyonlar Ligi’nde ses getirecek bir pankart çalışması yapmak en büyük hayallerimizden biri. Kısacası mahalleden başlayan bu pankart hikayesinin bir gün dünyaya ulaşmasını istiyoruz” dedi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Atakan Karazor: “Dünya Kupası’na katılmak için gerekenlere sahibiz”

HIZLI YORUM YAP