DOLAR

40,2596$% 0.13

EURO

46,7831% 0.2

GRAM ALTIN

4.317,79%0,49

ÇEYREK ALTIN

7.011,00%0,20

ONS

3.334,34%0,32

BİST100

10.205,56%-0,19

BİTCOİN

4788529฿%1.66946

a

Sadece uzun değil, kaliteli yaşayın

Longevity yaklaşımıyla düzenlenen panelde, sağlıklı yaş almanın ve yaşam kalitesini artırmanın yolları alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Uzmanlar, asıl hedefin uzun yaşamaktan çok sağlıklı yaş almak olması gerektiğine dikkat çekerek beslenme, kas ve kemik sağlığı, hormon yönetimi ve psikolojik dayanıklılığa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Uzun ve sağlıklı yaşam anlamına gelen “longevity” yaklaşımı, son yıllarda sağlık dünyasının en çok konuşulan konularından biri haline geldi. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen “Hayata Yıllar, Yıllara Hayat Katmak” panelinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulieva Özcan, Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu ve Diyetisyen Nazlı Aydın, sağlıklı yaş almanın bilimsel temellerini ve günlük yaşamda uygulanabilecek önerileri değerlendirdi.
Önemli olan uzun değil, sağlıklı yaşamak
Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, son yıllarda longevity kavramının giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, asıl hedefin uzun yaşamaktan çok sağlıklı yaş almak olması gerektiğini vurguladı. Dr. Dündar, “Günümüzde herkes uzun ve sağlıklı yaşamı konuşuyor. Artık 60’lı ve 70’li yaşlar yaşlılık olarak kabul edilmiyor. Bilim dünyası da sağlıklı yaşlanma ve kronik hastalıkların önlenmesi konusunda önemli çalışmalar yürütüyor. Günümüzde bütüncül tıp anlayışı ön plana çıkıyor. Bu noktada her alanda doğru ve dengeli olmak büyük önem taşıyor. Beslenmeden yaşam tarzına kadar sağlığımızı etkileyen tüm faktörlerde dengeyi korumak, sağlıklı yaş almanın temelini oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Menopoz sürecinin doğru yönetilmesi önemli
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, yaşam süresi uzarken menopoz yaşının giderek düştüğüne dikkat çekti. Bu durumun genetik faktörlerden beslenme alışkanlıklarına ve çevresel etkenlere kadar birçok nedeni bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ergen, “Ömür uzarken menopoz yaşının düşmesi kadın sağlığı açısından önemli bir konu haline geliyor. Bu süreçte güvenli hormon tedavileri uygulayabiliyoruz ancak burada en önemli nokta doğru hastayı seçmek ve süreci doğru yönetmek. Her hastaya aynı yaklaşımı göstermiyoruz. Kişiye özel planlanan tedavilerle hem yaşam kalitesini artırmayı hem de sağlıklı bir geleceğe yatırım yapmayı hedefliyoruz. Amacımız sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek değil, sağlıklı ve mutlu bireylerin yaş almasını sağlamak” ifadelerini kullandı.
Kas ve kemik sağlığına yatırım şart
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca dış görünüşle değil, kas ve iskelet sisteminin korunmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Dr. Özkoçak, “Günümüzde insanlar yüzüne yatırım yapabiliyor, görüntüsünü değiştirerek yıllara meydan okuyabiliyor. Ancak omurganıza yatırım yapmazsanız bunun çok fazla anlamı kalmıyor. Bir kişinin kas kütlesine ve kemik yapısına yaptığı yatırım, gelecekte nasıl bir yaşam süreceğini belirliyor. Bu nedenle beslenmemizi daha bilinçli ve profesyonel bir hale getirmemiz gerekiyor. Kas erimesi artık çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Sağlıklı yaş almak istiyorsak kas ve kemik sağlığımızı korumaya bugünden başlamalıyız” diye konuştu.
Sağlıkta tek formül yok, kişiye özel yaklaşım var
İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, sağlıklı yaşlanmanın temelinde kişiye özel tıbbi yaklaşımların yer aldığını belirtti. Her bireyin metabolizmasının, hastalıklara ve besinlere verdiği yanıtın farklı olduğunu vurgulayan Dr. Sarıkaya, “Hastaya bakarak tedavi yapmamız gerekiyor. Hepimizin metabolizması, hastalıklara verdiği yanıt ve besinlere karşı gösterdiği reaksiyon farklıdır. Bu nedenle tüm planlamaların kişiye özel yapılması gerekiyor. Hastalıkları önlediğimizde yaşam kalitesindeki düşüşü de engellemiş oluyoruz. Kişiye özel yaklaşımlarla sağlıklı yaşam süresini artırmak mümkün” değerlendirmesinde bulundu. Dr. Sarıkaya, sağlıklı yaşamın yalnızca hastalıkların olmaması anlamına gelmediğini ifade ederek, “Biz kişilere bir yol haritası çıkarıyoruz. Hangi gıdaların uygun olduğunu belirleyerek kişiye özel planlar oluşturuyoruz. Amacımız vücudun en iyi şekilde çalışmasını sağlamak. Sağlık, kişinin kendini en iyi şekilde hissetmesidir. 70 yaşına geldiğinizde hâlâ duru bir zihne, güçlü bir kas yapısına ve iyi bir düşünme kapasitesine sahipseniz, işte bu sağlıklı yaşamak ve sağlıklı yaş almaktır” diye konuştu.
Önemli olan yıllara hayat katabilmek
GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulieva Özcan, son yıllarda sağlıklı ve kaliteli yaşam konusunun giderek daha fazla gündeme geldiğini belirterek uzun yaşam kadar sağlıklı geçirilen yılların da önem taşıdığını vurguladı. Özcan, “Asıl üzerinde düşünmemiz gereken konu, insan ömrünün ne kadar uzun olduğu değil, yaşamının son gününe kadar ne kadar sağlıklı kalabildiğidir. Kişiselleştirilmiş uygulamalar organizmanın doğal denge mekanizmalarını güçlendirmeye odaklanıyor. Amaç, sadece yaşam süresini uzatmak değil, yaşam kalitesini de koruyabilmektir” değerlendirmesinde bulundu.
Sağlıklı yaşlanmanın temeli psikolojik dayanıklılık
Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, sağlıklı yaş almanın yalnızca fiziksel sağlıkla açıklanamayacağını belirterek ruh ve beden sağlığının bir bütün olduğunu vurguladı. Kudu, “Psikolojimizin iyi olması genel iyilik halimizi de doğrudan etkiliyor. Ancak bu, her zaman mutlu olmak anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan hayatla bağ kurabilmek ve yaşamın içinde kalabilmektir. Sabah uyandığımızda bizi hayata bağlayan bir nedenimizin olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Yaş ilerledikçe kayıpların ve yalnızlaşmanın artabildiğine dikkat çeken Kudu, “Bu nedenle psikolojik dayanıklılığı güçlendirmek büyük önem taşıyor. Sağlıklı bir yaşlılık için yalnızca genetiğimize değil, psikolojik hazırlığımıza da yatırım yapmalıyız. Sağlıklı beslenmek, kaliteli uyumak ve ruh sağlığını korumak birbirinden ayrı değil, aynı bütünün parçalarıdır” uyarısında bulundu.
Sağlıklı yaşamın temeli doğru beslenme
Diyetisyen Nazlı Aydın, beslenmenin yaşamın en temel unsurlarından biri olduğunu belirterek toplumda diyet kavramının sıklıkla yanlış anlaşıldığını söyledi. Aydın, “Diyet yapmak yemek yememek ya da bazı besinleri tamamen hayatımızdan çıkarmak değildir. Mutlu olmadığınız hiçbir beslenme düzenini uzun süre sürdüremezsiniz. Bu nedenle beslenme planlarının mutlaka uzman kontrolünde ve kişiye özel olarak oluşturulması gerekir” ifadelerini kullandı.Yaşlanma sürecinin kas kütlesindeki azalmayla başladığını belirten Aydın, “Bir kişinin yaşlandığını çoğu zaman yürüyüşünden anlayabilirsiniz. Protein tüketimi önemli ancak tek tip protein kaynaklarıyla beslenmek doğru değil. Beslenmede çeşitlilik arttıkça bağırsak mikrobiyotası da zenginleşiyor. Sağlıklı yaş almak için bağırsak sağlığımızı korumalı, dengeli ve çeşitli beslenmeye özen göstermeliyiz” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Bursa’da ilginç kaza…Yapay zeka değil, gerçek kaza görüntüsü

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Hacklink Satın Al casibom pokerklas pokerklas pokerklas giriş pokerklas giriş betgross